|
KIRIK ÇIKIK VE
BURKULMALAR
KIRIKLAR:
Kırık,
kemikdokusunun sürekliliğinin tümüyle bozulmasıdır. Kırık durumlarında en
önemli kural, kırık bölgenin hareketsiz kalmasını sağlamaktır. Kırıklar açık
ve kapalı kırık olmak üzere ikiye ayrılır. Kapalı ve açık kırıklar arasında
ayrım yapmak büyük önem taşır. Açık kırıkta deri ile derialtındaki yumuşak
dokuların bütünlüğü bozulmuştur ve kırık hattı, dış ortam ile ilişkidedir.
Kemik dokusunun iltihaba karşı direnci daha düşük olduğundan, açık kırıklarda
kemik iltihabı tehlikesi çok yüksektir. Kapalı kırıkta ise kırığı kaplayan ve
dış ortamdan ayıran dokuların bütünlüğü bozulmamıştır.
Tüm kırıklarda şu
ilkyardım uygulamaları gerçekleştirilir:
1. Hasta sarsılmaz ve hareket ettirilmez.
2. Kanama varsa durdurulur.
3. Hasta taşınmadan önce kırık bölgesi hareketsiz hale getirilir. (Bunun için
tahta gibi sert cisimler kullanılabilir.)
4. Açık kırık varsa (kırık uçları görülüyorsa) kırık kemik parçalarına
kesinlikle dokunulmaz ve bunlar yerleştirilmeye çalışılmaz. Yara üzerine temiz
bir gazlıbez kapatılır.
Kol kırıkları
Kol kırığı söz konusu olduğunda, dirseğin altında kalan bölümü (önkol) göğüs
üzerine kıvrıp bir eşarp ile bağlamak, üst bölümü ise gövdeye doğru, önden ve
arkadan birer tahta parçası (ya da katlanarak sertleştirilmiş gazete, dergi
vb.) arasına alarak sabitleştirip gövdeye bağlamak gerekir. Özellikle
çocuklarda sık rastlanan dirsek kırıklarında, koltukaltından parmaklara kadar
kolun tümü, tahta parçaları yardımıyla bulunduğu konumda sıkmadan
sabitleştirilmelidir. Bilek ve önkol kırıklarını da, kumaşa sarılmış sopalarla
sıkmadan hemen sabitleştirmek, elin ayasını aşağı doğru tutarak hastayı bir an
önce hastaneye götürmek gerekir. Köprücük kemiği kırığında önkol gövdeye doğru
kıvrılır ve boynun arkasından bağlanan üçgen biçimli bir bezle buraya
tutturulur. Önkol ile göğsün arasına yumuşak bir madde konur. Kırık bulunan
kol, sağlıklı kolun koltukaltından bağlanan bir şeritle sabitleştirilir.
Bacak kırıkları
Uyluk kemiği kırığı söz konusu olduğunda, omuzdan ayaklara kadar uzanabilen ve
yaklaşık 15 cm genişliğinde bir tahta parçası bulmak gerekir. Tahta parçası,
teması yumuşatmak amacıyla bir çarşaf, örtü ya da benzeri bir kumaşla
kaplanır. Daha sonra hastanın altına hasar görmüş tarafa yerleştirilip
şeritlerle sıkmadan bağlanır; böylece tüm bacak, kalça kemiği ve omurilik
sabitleştirilir. Uygun bir tahta bulunamayan durumlarda, hastanın bacakları
arasına kıvrılmış bir çarşaf yerleştirilir. Kalçadan ayak bileklerine kadar
iki bacak, birbirine şeritlerle (kravat, havlu vb) bağlanır. Dizkapağı
kırığında, bacağı kalçadan ayağa kadar olanak varsa kumaşa sarılmış bir tahta
parçası ya da sert bir destekle sabitleştirmelidir. Dizden ayağa kadar olan
bacak kırıklarında da bacağı kalçadan ayak ucuna uzanan iki tahta parçası
arasında sabitleştirmek gerekir. Bu arada bir elle ayağın ucunu. öbürüyle de
topuğu tutup yavaşça çekerek bacağı düzeltmek yararlı olur. Ayak kemiği ya da
parmaklannda kınk olduğunda ayakkabı çıkarılmalı, aşırı ağrı ya da başka bir
nedenle çıkarılamıyorsa kesilmelidir. Daha sonra kalın kompresler uygulanır ve
ayak, sıkılmadan bağlanır.Böylece kırık görece hareketsiz hale getirildikten
sonra hasta en yakın hastaneye götürülür.
Yüz kemiklerindeki
kırıklar
Yüzdeki kırıkların en yaygın nedeni trafik kazalarıdır. En çok çeşitli
travmalar sonucu oluşabilen burun kırıklarına rastlanır. Çoğu kez burun kırığı
fark edilmez. Özellikle çocuklarda, travma sonrası uygun biçimde tedavi
edilmeyen kırık bir burnun, bozuk biçimde iyileşerek, estetik sorunların yanı
sıra hava geçişinde zorluklar yaratabileceği unutulmamalıdır. Böyle biçim
bozukluklarının yetişkin yaşta cerrahi yolla onarılması güçtür. Altçene
kırığına özellikle trafik kazalarında ve sporcularda oldukça sık rastlanır. Bu
kemikteki kırıklar, oluşan biçim bozukluğundan ötürü kolay fark edilir. Ama
bazen kemik uçlarındaki oynama çok hafif olduğundan kırık anlaşılamayabilir.
Hastanın ağzını kapatamaması ve tükürüğün kanla kanşık olması altçene kınğının
belirtilerindendir. Altçenenin tüm hareketleri acı verir. Çoğunlukla dişlerde
de kırılma vardır. Bu durumda yapılacak ilkyardım çeneyi hafifçe kaldırarak
ağzı üst ve alt dişler iç içe oturana değin kapatmaktır. Daha sonra çene, iki
şeritle başın üstünden ve enseden bağlanarak sabitleştirilir. Hastada kusma
varsa, bağı çözmek gerekecektir. Çene nazikçe desteklenerek kusma bitinceye
değin baş bir yana çevrilir.
Omurga Kırıkları
Omurga kırığı, ilkyardımda en çok sorun oluşturan türdür. Yanlış bir hareket,
omurga içinden hareket sinirlerine ve duyulara giden sinir köklerini ya da
omuriliği örseleyerek felce neden olabilir. Boyun omurlarındaki kırıklarla
öteki omurga kırıklarını ayırt etmek gerekir. Boyun omurlarındaki kırıklarda
hastayı hareketsiz tutmak çok önemlidir. Hastanın taşınması için en az 4 kişi
gereklidir. Hastayı sedyeye ya da kumaş kaplı tahta bir levhaya (en az iki
metre uzunluğunda olmalıdır) taşırken bir kişi başı vücut doğrultusunda
tutmalı, biri omuzlan, biri kalçaları, öteki de bacakları tutarak
kaldırmalıdır. Bu koşullar sağlanamıyorsa, en iyisi sağlık görevlilerini
beklemektir. Olanak varsa hasta, sedyeye koyulabilecek kadar kaldırılıp sık
aralıklı şeritlerle bağlanır. Başın altına hiçbir şey koyulmamalı ama
hastaneye gidene değin hareketsiz kalmasını sağlamak için kenarlarına sert ya
da yarı sert nesneler (gazete, katlanmış giysiler vb) yerleştirilmelidir. Sırt
ve bel kırıklarında da aynı önlemler alınmalıdır. Hasta bulunduğunda sırtüstü
durumdaysa, döndürmeden önce tahta levhayı uygulayarak omurgada oluşacak
kıvrılmalar önlenmelidir. Bu durumda da doğru hareket etmek olanaksızsa, en
iyisi sağlık görevlilerini beklemektir.
ÇIKIKLAR:
Eklem bütünlüğünün bozularak
eklem yüzeylerinin birbirinden ayrılmasına çıkık denir.
Eklem ise kemikleri birleştiren oluşumlardır. Eklemler genelde üç tiptir: 1-
Oynamaz eklemler; (Kafatasında bulunur), 2- Yarı oynar eklemler; (omurga da
bulunur) 3- Oynar eklemler; (diz, dirsek, el, ayak bilekleri vs) Çıkıklar
oynar eklemlerde görülür. Çıkık belirtileri kırık belirtileri ile karışabilir,
Ayrıcı tanı sağlık kuruluşlarında yapılır.
BURKULMALAR:
Eklem bağlarının zedelenmesine burkulma denir. Burkulmalar da oynar eklemlerde
görülür.
Çıkık ve Burkulmalarda ilkyardım olarak:
1-Çıkan veya burkulan bölge tespit edilerek hareketsiz hale getirilir. Bunun
için bandaj veya atel kullanılır,
2-Şişmeyi önlemek için ilk 8 saat aralıklı ve dolaylı olarak soğuk tatbik
edilir
|