|

Karaciğer kanseri
Karaciğer Kanserleri(Karaciğerin primer malign tümörleri)
Karaciğerin primer (kendine has) malign (kötü huylu) tümörleri, bir
başka deyişle kanserleri şunlardır: Hepatosellüler karsinom,
intrahepatik kolanjiosellüler karsinom, hepatokolanjiokarsinom,
hepatoblastom, anjiosarkom, epiteloid hemanjioepitelioma ve diğer
sarkomlar (leiomyosarkom, rabdomyosarkom, indiferansiye embriyonel
sarkom). Karaciğer kanserlerinin tümüne yakınını hepatosellüler karsinom
(HSK) ve intrahepatik kolanjiosellüler karsinom oluşturur.
1- Hepatosellüler Karsinom (HSK)
:
Karaciğerin en sık (%75) rastlanan primer tümörüdür. Diğer adı
hepatomadır. Erkeklerde kadınlardan 5 misli daha fazla görülür. En sık
40-60 yaşlardadır. Kısacası en fazla orta yaş erkeklerde görülür.
Dünyada en fazla Güneydoğu Asya ve Güney Afrika'da görülür. ABD'de ise
seyrektir; tüm kanserlerin ancak %2,5'udur.
Etyolojisi bilinmemektedir. Ancak HSK için bazı risk faktörleri
mevcuttur: Siroz HSK'li olguların büyük çoğunluğunda (%75-95'inde) risk
faktörüdür. Hepatit B enfeksiyonu siroza neden olarak dünyadaki en
önemli HSK sebebidir. Hepatit B enfeksiyonu olanlarda olmayanlara göre
20-200 kat daha fazla HSK oluşur. Ayrıca siroz yapan bütün hastalıklar,
hepatit C enfeksiyonu, alkol kullanımı, vs. hastalıklar HSK'a yol
açabilir.
Postnekrotik sirozlar, alkolik sirozlar, hemokromatosis, alfa-1-antitripsin
eksikliğinde kanser olma riski yüksektir. Primer bilier siroz, kardiak
siroz, Wilson hastalığında da orta derecede risk vardır. Aspergillus
flavus adlı mantar tarafından üretiien Aflatoksin ile kontamine olmuş
tahıl ve yer fıstığı yeme sonucu Aflatoksin alınmasıyla HSK gelişme
riski vardır. Uzun süreli androjen kullanımında da HSK sıktır.
Şistozomiazis ve klonorşiazis denen parazit hastalıklarının sık
görülmesi de risk faktörüdür.
Klinik bulguları:
Hepatomegali (karaciğer büyümesi) Karaciğer üzerinde üfürüm ve frotman
olması Assit (karında sıvı birikmesi). Assit hastaların yarısında
kanlıdır. Halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, karın ağrısı (her 3
hastadan birinde) Sirozu olan stabil bir hastada kliniğin aniden
bozulması ve ALP artışı Karında kitle olması ve karında sağ üst kadranda
ağrı ise karaciğer kanserinde en sık doktora başvurma sebepleridir.
Tanı :
ALP (alkalen fosfataz) belirgin ölçüde artar. Transaminazlar ise (SGOT
ve SGPT) hafif artar. AFP (alfa feto protein) artar. Galyum sintigrafisi
(fokal dolma defekti olur). Ultrason ile kitle görülebilir, portal vene
kitlenin invazyonu gösterilir. BT'de (bilgisayarlı tomografi) kitle
görülür. Anjiografide hipervasküler ve tümör kızarıklığı gösteren kitle
görülür. Karaciğer biyopsisi yapılarak kesin teşhis konur.
Tedavi :
Etkin bir tedavi yoktur. Tanıyı takiben ortalama yaşam süresi 6 aydır.
Tümör karaciğerin tek bir lobunu tutmuşsa o lob ameliyatla çıkartılır.
Bu şekilde hastaların %10'u en az 5 yıl yaşama şansına kavuşur. Lezyon
bir odağa lokalize ve 3 cm'den küçük ise tümör çıkartıldıktan sonra
hastaların yarısında kanser tekerrür etmez. Ana damarlarda tutulum yoksa
karaciğer nakli ve kemoterapi denenebilir. Karaciğer kanserinde (HSK)
radyoterapi ve kemoterapi tedavisi ile genellikle başarılı sonuçlar
alınamaz. Bazı vakalarda radyoaktif işaretli transferin tedavisi yarar
sağlamaktadır.
Metastaz :
% 50 olguda metastaz (tümörün başka bir dokuya yayılması)
olur. En çok hiler lenf ganglionlarına ve akciğere metastaz yapar.
2- İntrahepatik
kolanjiosellüler karsinom :
Karaciğer içi safra kanallarının kanseridir. Karaciğer içi safra
kanallarının herhangi bir yerinde oluşabilir. Karaciğerin hilusu veya
periferik kısımlarında gelişebilir. Karaciğer primer tümörlerinin %
8-25'ini oluşturur.
Etyoloji :
Nedeni büyük ölçüde bilinmemektedir. Hastaların % 10'unda tümör şu
etmenlerle ilişkilidir: Kronik ülseratif kolit (tipik olarak primer
sklerozan kolanjit ile birlikte oluşur), Caroli hastalığı (idiopatik
intrahepatik safra kanalları genişlemesi), konjenital hepatik fibrozis,
klonorşiazis, opistorşiazis, hemokromatozis, thorotrast uygulanması, vs.
Bu tip kanserlilerin %10'unda siroz vardır. Ancak intrahepatik
kolanjiokarsinom'un Hepatit B ile hiçbir ilişkisi yoktur.
Klinik bulguları :
Karın ağrısı, halsizlik, ateş ve kilo kaybı olur. Tipik olarak 50-70
yaşlarında görülür.
Tanı :
Ultrason, BT, ALP artışı ve biopsi (patolojik tanı).
Tedavi ve prognoz:
Hastaların çoğu tanı konulduktan sonra en fazla 1 yıl yaşar. Tümör
çıkartılırsa bu süre biraz daha uzayabilir.
Metastaz :
% 75 olguda metastaz olur. En çok lenf ganglionlarına, periton
yüzeylerine ve akciğere metastaz yapar.
3- Hepatokolanjiokarsinom :
Bu tümörler hepatosellüler ve safra kanalı farklılaşması gösterir.
Karaciğer primer tümörlerinin %5 'inden azını oluşturur. HSK'a benzer
belirtiler olur.
4- Hepatoblastom :
Çok nadirdir. Çocuklarda en sık görülen karaciğer primer
tümörüdür.Genellikle 3 yaşından önce oluşur. Erkeklerde kızlardan 2
misli daha fazladır. Doğuştan anomaliler ve hemidistrofi ile
ilişkilidir.
En sık belirtiler (hepatomegali nedeniyle) karında kitle, büyüme
geriliği ve kusmadır. Serum AFP değeri olguların %85'inde yükselir ve
oldukça yüksek değerlere ulaşır.
Hepatoblastom soliter, iyi sınırlı, grimsi esmer renkte bir kitle
şeklinde görülür. Değişik şekillerde olabilir. Ortalama lezyon çapı 10
cm dir. Bazen 20 cm ye kadar olabilir. Nekroz ve kanama sıktır. Siroz
oldukça enderdir.
Tedavinin başarısı tümörün (hastaların %75'inde gerçekleşebilen) tamamen
çıkartılmasına bağlıdır. Tümörün tamamen çıkartıldığı hastaların yarısı
nda hayatta kalma süresi uzar. Ameliyattan önce kemoterapi uygulanarak
tümörü çıkarılamayan hastalara da ameliyat olanağı sağlanabilir. Tümüyle
fetal kaynaklı olan tümörler en iyi prognoza sahiptir, saf anaplastikler
ise en kötü prognozlu olanıdır.
Olguların yarısında metastaz olur. Metastazları genellikle hiler lenf
ganglionlarına ve akciğere yapar.
5- Anjiosarkom :
Genel anlamda karaciğer sarkomu enderdir. Karaciğer sarkomunun en sık
görüleni ise anjiosarkomdur. Tipik olarak 50-70 yaşlarındaki erkeklerde
görülür.
Etyoloji :
Vinil klorid, arsenik ve Thorotrast (artık kullanılmayan bir radyolojik
kontrast madde), anabolik steroid kullanımı ile yakın ilişkilidir.
Tümör, bu maddelere maruz kalmadan 10-25 yıl sonra ortaya çıkar.
Klinik bulgular :
Karın ağrısı, halsizlik, kilo kaybı, karında kitle bu hastaların en çok
başvuru sebebidir. Hematolojik bozukluklar (anemi, DIC vs) sıktır.
Tanı :
Ultrason ve BT'de kitlenin görülmesi, ALP atışı, anjiografide defektin
gösterilmesi ile tanı konur. Kesin tanı için gerekli olan biyopsi açık
yöntemlerle alınır. Zira kapalı karaciğer biyopsisi sonrası öldürücü
kanama olabilir.
Patolojik bulgular : Olguların %75'inde çok sayıda tümör odağı
karaciğerin her iki lobunu tutar. Odaklar tek tek, süngerimsi yapıda ve
kanamalıdır; büyüklükleri farklıdır.
Tedavi ve prognoz :
Yararlı hiçbir tedavi bulunamamıştır. Hemen hemen tüm olgular tanıdan
sonraki 2 yıl içinde (karaciğer yetmezliği ve karın içi kanama
nedeniyle) ölürler.
Metastaz :
Olguların %60'ında metastaz olur.
6- Epiteloid
hemanjioendotelyoma :
Ender görülen bu tümörün etyolojisi bilinmemektedir. Kadınlarda
erkeklerden daha fazladır. Prognozu biraz daha iyidir; 5 yıllık survi (sağkalım)
%30'dur. Yakın geçmişe kadar yapısı nedeniyle yanlışlıkla
kolanjiokarsinom olarak tanı konulurdu.
7- Diğer sarkomlar :
Leiomyosarkom ve rabdomyosarkom gibi çeşitleri vardır. Oldukça enderdir.
Bunlardan indiferansiye (embriyonel) sarkom erişkinlerde ender görülür
ama çocuklardaki karaciğer tümörlerinin ancak %10'unu teşgil eder.
|