|
YUMURTALIKLAR NE İŞE YARAR ?
Yumurtalıklar,kadın vücudunda alt karın bölgesinde rahmin her iki
yanında yer alan bir çift organdır. Büyükleri birer badem kadardır.
İşlevleri yumurta üretmek ve dişilik hormonu salgılamaktır. Her adet (menstruasyon)
ayında, yumurtalıklardan birisinden bir yumurta salgılanır. Bu yumurta,
yumurtalıklardan rahme bir tüp aracılığı (fallop tüpü) ile ulaşır. Orada
döllenirse, gebelik oluşur. Döllenmezse, adet kanaması başlar.
Salgıladığı dişilik hormonlarına östrojen ve progestron denir. Bu
hormonlar memeleri, vücut şeklini ve vücut kıllarını kontrol eder, aynı
zamanda adet dönemini ve gebeliği ayarlar.
YUMURTALIK (OVER) KANSERİ NEDİR ?
Kanser vücudumuzun temel taşı olan hücreyi etkilemektedir. Kanser
hücreyi çeşitli mekanizmalarla etkileyince, hücreler ihtiyaç dışı
anormal bölünmeye ve sonucunda kontrol dışı çoğalmaya başlar.
Sağlıklı kişilerde yumurtalıklar vücudun ihtiyacı doğrultusunda çoğalan
hücrelerden oluşmaktadır. Oysa ihtiyaç dışı oluşan hücreler anormaldir
ve bunlara “tümör’’’ adı verilir. Tümörler selim ya da habis
olabilirler. Örneğin, 30 yaş altı kadınlarda görülen içi sıvı dolu
yumurtalık kistleri selimdir. Kendiliğinden kaybolabilceği gibi
gerekirse operasyonla çıkartılabilir. Selim huylu tümörler çevre
dokuları istila etmezler. Ama habis diye adlandırdığımız tümörler hem
yumurtalıkları hem de çevre dokuları işgal ederler. Yumurtalık kanseri
karnın içinde barsaklara, mideye, hatta kan veya lenfatik yolla vücudun
uzak bölgelerine kadar yayılabilirler. Böyle yayılmaya sıçrama yani
“metastaz” denilmektedir.
Yumurtalık kanserlerinin birkaç çeşidi vardır. Burada biz size en sık
rastlanan “epitelyal over kanseri” nden bahsedeceğiz. Diğer tipler ise
çok enderdir. Epitelyal over kanserinin görülme oranı 55 kadında birdir.
ERKEN TANI KONABİLİR Mİ ?
Tanısı erken konduğunda tedavi edilebilen bir kanserdir. Ancak erken
evrelerinde hastalık hiçbir şikayete yol açmadığı için tanı konduğunda
hastalığın ilerlemiş olduğunu görmekteyiz. Bu nedenden dolayı yumurtalık
kanserlerinden ölüm oranlarının tüm diğer üreme organı kanserlerinden
daha fazla olduğunu görmekteyiz. Kadınlarda kanserden ölüm nedeni olan
hastalıkları sıraladığımızda yumurtalık kanseri dördüncü sırayı
almaktadır.
BELİRTİLERİ NELERDİR ?
Erken tanının zorluğundan söz edilmişti. Kanser, şikayete yol açana
kadar çok ilerlemiş olabilmektedir. Şişkinlik, gaz hissi, karnın alt
yarısında rahatsızlık hissi, iştah azalması, veya tokluk hissi gibi
şikayetler olabilir. Hazımsızlık, bulantı, kilo kaybı dikkati çekebilir.
Büyümüş tümör komşu organlara bası yapıp, sık idrar yapma isteğine yol
açabilir. Daha seyrek olarak hazneden kanama görülebilir. Karnın içinde
sıvı birikmesi şişkinliğe, akciğer yaprakları arasında sıvı birikmesi
ise nefes darlığına yol açabilir.
TANI NASIL KONUR VE HASTALIK NASIL
EVRELENDİRİLİR ?
Doktor tarafından yapılan hastalık sorgulamasından sonra hasta muayene
edilir. Bu muayene, “kadın-doğum uzmanı” tarafından yapılır. Ayrıca
“ultrasonografi” tetkiki ile yumurtalıklar incelenir. Buna ek olarak
yumurtalık kanseri göstergesi olarak CA-125 adlı bir maddeye kanda
bakılır. Ancak bu madde aynı zamanda yumurtalığın selim hastalıklarında
da yükselebilir.
Kanser tanısı ancak yumurtalıktan “biyopsi” ile alınan bir doku
örneğinin veya karında sıvısı olan hastalarda sıvı örneğinin “patolog”
tarafından incelenmesi sonucunda konur. Karnın tanı koymak amacıyla
açılarak şüpheli bölgelerden biyopsi alınması için yapılan ameliyata
“laparotomi” adı verilir. Alınan örnek operasyon sırasında patolog
tarafından incelenir. Eğer bu parça “kanser” tanısı alırsa, ameliyata
devam edilir. Operasyon sırasında cerrahın kararına göre rahim, tüpler,
yumurtalıklar, karın zarı alınır. Ayrıca diyaframdan, diğer organlardan,
komşu lenf bezlerinden ve karın içi sıvıdan örnekler alınarak “cerrahi
evreleme” tamamlanır ve tüm örnekler patolog tarafından incelenir.
Hastalığın ne oranda yayılmış olduğunun saptanması tedavi ve takipte
önemlidir. Over kanseri ameliyatları bu konuda uzmanlaşmış jinekolog
onkologlar tarafından yapılmalıdır.
NASIL TEDAVİ EDİLİR ?
Hastalığın yaygınlığı, hastanın yaşı ve genel durumu tedavi şeklini
etkilemektedir. Over kanserinin klasik tedavisi cerrahi ve ardından
yapılan ilaç (kemoterapi) tedavisidir. Bazı durumlarda hastanın
şikayetlerini gidermek için radyoterapide (ışın tedavisi) uygulanabilir.
Cerrahi yaklaşımda ya “histerektomi ve iki taraflı salpingo- ooforektomi”
denilen hem rahim hem de iki yumurtağın alınması, ya da “debulking”
denilen ve gerekli ameliyatın yapılamağı yaygın hastalıkta mümkün
olduğunca tümör dokusunun çıkartılması gibi yaklaşımlar söz konusu
olabilir. Laparotomi öncesi tanı konulabilmişse ve hastalığın cerrahi
olarak tam çıkartılması mümkün olamayacaksa önce ilaç tedavisi ile tümör
küçültülüp sonra gerekli operasyon tamamlanır. Nadir durumlarda hastalık
tek yumurtalık ile sınırlıysa ve hasta genç ve doğurmak istiyorsa;
yalnızca hastalıklı yumurtalık alınır.
Ameliyattan sonra, anti-kanser ilaçların verilmesine kemoterapi denir.
Bu tedavi ağızdan ilaç yutma, damardan serumla ilaç verilmesi veya karın
içine serumla ilaç verilmesi gibi çeşitli şekillerde olabilir.
Kemoterapi genellikle ayaktan uygulanır, hastanede yatmaya gerek yoktur.
Kemoterapi ilaçları bazı istenmeyen yan etkilere neden olabilir.
Uygulanan ilaçlara göre değişiklik göstermekle birlikte bulantı-kusma,
saç dökülmesi, kas ağrısı, ağız yarası, infeksiyona eğilim, halsizlik en
sık rastlanan yanetkilerdir. Yan etkileri gidermek için bazı yardımcı
ilaçlar vardır. Kemoterapinin kan hücrelerine ve organlara olan
yanetkileri düzenli yapılan kan tetkikleri ile izlenir.
TEDAVİ SONRASI TAKİP NASIL YAPILIR?
Hastalar tedavi sonrası ilk iki yıl boyunca üç ayda bir fizik muayene,
kanda CA-125 tayini ve gerekli durumlarda akciğer filmi ve karın
tomografileri ile kontrol edilmektedir. Sonraki üç yıl için bu kontrol
altı ayda bir yapılıp, sonra da yılda bir olmak üzere yapılmaktadır. |